Cahildim Dünyanın Rengine Kandım Türküsünün Hikayesi
Cahildim Dünyanın Rengine Kandım Türküsünün Hikayesi
Her insan sevdiği kişi ile evlenmek ister. İnsanın sevdiği kişi ile evlenmesi için bazen engeller çıkabilir. Bu engeller toplum, aile, ekonomik durum, farklı yaşam biçimleri gibi birçok neden olabilir. Bu engeller herkesin karşısına çıkabilir. Bu engel durumu her insanın karşısına çıktığı gibi sanatçı bir insan olsan da karşına çıkabilir. İşte bu hikâyenin sahibi olan kişi sanatçı Neşet Ertaş´tır.
Neşet Ertaş´ın babası, Muharrem Ertaş, Orta Anadolu Abdal Müziği geleneğinin gelmiş geçmiş en büyük ustalarındandır. Neşet Ertaş, sanat yaşamında daha çok babasını örnek almıştır. Onun sanatına ve kişiliğine büyük hayranlık duyar. Babası Muharrem Ertaş ile birlikte gittikleri düğünlerde çeşitli enstrümanlarla babasına eşlik eder. Neşet Ertaş, müzikle ilgilendiği gençlik yıllarında birçok yerde çalışmış ve sahne almıştır. Bu çalıştığı yerler daha çok gazinolar ve müzik mekânlarıdır.
İstanbul´dan sonra Ankara´ya gidip burada çalışmaya devam eder. Burada ki sahne hayatını gazinolarda devam ettirirken, Leyla adında bir kızla tanışır. Zaman geçtikçe Leyla´dan hoşlanır onu sevmeye başlar. Bu beraberlikten babası Muharrem Ertaş´ın haberi yoktur. Muharrem Ertaş, Ankara´ya radyoya bozlak okumaya geldiği sırada bu ilişkiden haberi olur. Babası Muharrem Ertaş, bu ilişkiyi tasvip etmez; çünkü oğlu Neşet Ertaş kızı pavyonda görmüş ve orada tanışmalardır. Pavyonda, onunla tanışması babası için bir kusur olarak görülür. Neşet Ertaş ise Leyla'yı sevmektedir, onunla evlenmek istiyor. Neşet Ertaş ile babası Muharrem Ertaş arasında sazlı sözlü atışmalar yaşanır. Babası içindeki derin acı ile Leyla'ya ağır sözler söylemektedir. İnsanlar, çoğu durumda konuşma ile anlaşmazken, baba- oğul sazlı sözlü atışmalarla, türkülerle birbirleri ile iletişim kurmaya çalışır. Bu atışmalar sonucu o güzel türkü “Cahildim Dünyanın Rengine Kandım” meydana gelir. Atışmalar şu şekildedir.
Neşet Ertaş, Leyla'ya gönül verir ama babası bu duruma şiddetle karşı çıkar. Oğluna evladım, redifli bir türkü söyler: “Aslı bozuk alma dedim evladım”
Temiz ruhlu, saf kalplisin şöhretsin
Hakkın vardır evlenmeye evladım
Mevlam sana yapanları kahretsin
Aslı bozuk alma dedim evladım
Dokunsalar nazif tene kir gelir
Bizden önce ceddimize ar gelir
Köle olmak şanımıza zor gelir
Aslı bozuk alma dedim evladım
Babasının, Leyla'ya "aslı bozuk" demesi, Neşet Ertaş'ı inanılmaz yaralar… O da babasına "ana" ile cevap verir: “Analar insandır, biz insanoğlu”
Ulu arıyorsan analar ulu
Sevmişiz biz onu olmuşuz kulu
Analar insandır biz insanoğlu
Aslı bozuk deme gel şu insana
Aşkı kimden aldın sevgiyi kimden
Aslı bozuk deme gel şu insana
Soracak olursan eğer ki benden
Aslı bozuk deme gel şu insana
Yazımızı felek yazdı Mevlâdan değil
Senin dediklerin evladan değil
Her hata suç bende Leylâ'dan değil
Aslı bozuk deme gel şu insana
Muharrem Ertaş, oğlunun bu ‘ulu ana´ göndermesine boyun eğer ve şöyle der: “Küsmedim Neşed´im kahrettim sana”
Küsmedim Neşedim kahrettim sana
Baban değil miydim sormadın bana
Olan olmuş yavrum ne deyim sana
Sen aklını yitirmişin evladım
Neşet Ertaş, babasının tüm isteksizliğine rağmen Leyla ile evlenir. Neşet Ertaş ile Leyla, 7 yıl evli kalırlar. Bu süreçte Leyla da şarkılar söyler, ünlü olur, kaset yapar ama bir türlü mutlu olamaz. Bu evlilikten iki kızları, bir oğulları olur. Evlilikleri uzun sürmez ve boşanırlar. Büyük usta, yine de Leyla´sına toz kondurmaz. Gönlünden geçeni, sazına vurur. Neşet Ertaş, Leyla ile olan evliliklerin kısa sürmesini kendisinin bir hatası olduğunu kabul eder. Leyla´nın bu ayrılmada herhangi bir hatası olmadığını vurgular. Bu ayrılıktan sonra Leyla hanıma şu mısraları döker.
Bilemedim kıymetini kadrini
Hata benim günah benim suç benim
Eliminen içtim derdin zehrini
Hata benim günah benim suç benim
Bir günden bir güne sormadım seni
Körümüş gözlerim görmedim seni
Boşa mecnun eylemişim ben beni
Hata benim günah benim suç benim
Sonra da Neşet Ertaş, babası ve Leyla arasındaki bu hikâyenin sonucunu anlatan türkü çıkar ortaya: “Cahildim dünyanın rengine kandım”
Cahildim dünyanın rengine kandım
Hayale aldandım boşuna yandım
Seni ilelebet benimsin sandım
Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Sözüm yok şu benden kırıldığına
Gidip başka dala sarıldığıma
Gönlüm inanmıyor ayrıldığına
Gözyaşım sen oldun kahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Garibim can yıkıp gönül kırmadım
Senden ayrı ben bir mekân kurmadım
Daha bir gönülle ikrar vermedim
Batınım sen oldun zahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Cahildim dünyanın rengine kandım türküsü, Neşet Ertaş´ın, gerçek yaşamından bir hikâye olması hesabiyle bu türküyü, Neşet Ertaş daha yanık ve içten bir şekilde okumaktadır. İçindeki acıyı, sevgiyi, muhabbeti, dostluğu sazıyla sözüyle dile getirmiştir. Türküler, şarkılar, şiirler, hikâyeler, güzeldir; ama yaşanmış türküler, şarkılar, şiirler, hikâyeler daha da güzeldir.
KAYNAKÇA:
https://listelist.com/neset-ertas-turkusunun-hikâyesi/ Yazar:Dilek Üğüden
YORUMLAR
Bunlar da İlginizi Çekebilir
Son Dakika / En Yeniler
Trend Haberler












