Şahin, “Gazeteci arkadaşımızın basın özgürlüğü bağlamında yapmış olduğu bir haberciliktir. Arkadaşımızı ‘niye böyle bir haber yaptın’ diye değerlendirmeyi doğru bulmam, kişisel olarak. Namık Durukan bey görevini yapmıştır” dedi.
Şahin, Milliyet’e yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yıllardır terör belasıyla mücadele ettiğini ve gelinen noktada barışın sağlanması için her kesimin hassasiyet göstermesi gerektiğini belirtti. Sorunu çözebilmek için attıkları barışçıl adımların birileri tarafından sabote edilmek istendiğine dikkati çeken Şahin, bu tür girişimlerin kendilerini hedefe varmaktan alıkoyamayacağını kaydetti.
‘Açıklamak bize düşmez’
Şahin, İmralı’da yapılan görüşmenin tutanaklarının Milliyet gazetesinde yayımlanmasını “basın özgürlüğü kapsamında bir habercilik” olarak nitelendirirken, haberi yapan muhabir Namık Durukan’ın görevini yerine getirdiğini vurguladı. Haberin kimden alındığı konusunda kendilerinin de bilgi sahibi olduğunu ancak bunu açıklamanın kendilerine düşmeyeceğini dile getiren Şahin, şunları söyledi:
“Böylesine Türkiye için önemli bir çözüm sürecinde o tutanakların kim tarafından verildiği kamuoyunca tartışılıyor. Haberi yazan muhabir arkadaşımız, Namık Bey görevini yapmıştır. Kim eline bu tür nitelikli konuyu geçirirse yayınlar, Namık Durukan da bunu yapmıştır. Haber, bu sürecin şeffaf şekilde yürümesini düşünen biri tarafından verilmiş olabilir. Bu amaçla verilmişse bu kişinin çıkıp mertçe ‘ya bunu ben verdim ama şu sebeple verdim’ demesini bekliyorum.”
Basının hassasiyet göstermesi gerekir
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, önceki gün Kars’taki temaslarının ardından bir basın toplantısı düzenledi.
Çözüm süreciyle ilgili sorulara yanıt veren Atalay, “Siyaseti, bu konuların içine sokmak için BDP’ye burada bir rol yüklüyoruz. İstiyoruz ki Meclis çatısı altında yürüsün. Ama bu arkadaşlarımızın da hassasiyetlerinin daha fazla olmasını bekleriz. İmralı ile görüştükten sonra, hemen televizyonlara, tartışma ortamlarına katılmaları bu süreçle ilgili fayda getirmez.”
‘Kendi aralarındaki konuşma
Atalay, İmralı zabıtlarıyla ilgili ise şunları söyledi:
“Birkaç gündür basında bir konuşma zaptı diye bir metin geziyor. Halkımız da burada yanılıyor, sanki bu bir resmi metin, karşılıklı görüşülerek oluşturulmuş bir metin gibi falan diye. O değil, öncelikli onu düzelteyim. Bu söylenen tabii biz onu bilmiyoruz kendi aralarındaki konuşmanın bir tutanağı gibi yani gittiklerinde sanki orada konuşmalarını kayda alınmış gibi onun tutanağı gibi o konuşmaların özeti gibi daha doğrusu tutanak da değil. Kim kanalıyla verildiği de bilinmiyor. Biz onu tespit için çalışıyoruz. Ama BDP bunu reddetti. ’Biz yapmadık’ dedi. Ama bizim tabii buradaki ifademiz hem basınımızın daima bu konuda hassasiyet göstermesi, yani ülke olarak çok çektiğimiz bu belalardan kurtulmak için herkesin üzerine düşeni iyi yapması. Ben en iyi habercilik yapacağım diye, kendisine ulaştırılmışsa bile böyle şeyler eğer sürece fayda vermiyorsa burada basınımızın da hassasiyet göstermesi gerekir.”
AA