Kemal Kılıçdaroğlu Partisinin Grup Toplantısında Konuştu 02 Kasım 2021

Kemal Kılıçdaroğlu Partisinin Grup Toplantısında Konuştu 02 Kasım 2021
SİYASET A- | A+   02.11.2021 16.57
Qavun

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Dışarıda tam bir kuzu şahsım. Gözleri gülüyor Biden’ı görünce. En büyük derdi, ‘acaba ben onunla bir saat oturabilir miyiz, fotoğraf çektirebilir miyiz tokalaşabilir miyim?’ Utanmaz mısınız böyle bir şeye? Bilgin yok, birikimin yok. Tek derdin ‘Biden bana gülecek mi?’ Sen Türkiye’yi düşün; ateşe attın Türkiye’yi. Trolleri, İletişim Başkanlığı aracılıyla ‘aslansın, kaplansın…’ Uydur uydur ipe diz. Seni Biden kurtaramaz. Senin geleceğin bu milletin elindedir. Nereye gidersen git, ne yaparsan yap, sandığı getireceksin, millet sana gerekli dersi o sandıkta verecek. Biliyorum, üzülüyorum, Biden’ın gözlerine bakıyorsun heyecanlanıyorsun ama bu millet senin gözlerine bakınca hiç heyecanlanmıyor” dedi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:

GENÇLERE ÖZGÜRLÜK VADEDİYORUM:

Güzel bir ülkedeyiz sıkıntılar var biliyorum ama kimsenin umutsuzluğa kapılma hakkı yok. Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız, bundan bütün vatandaşlarımızın emin olmasını istiyorum. Cumhuriyetimizin 98. yılını kutladık. 98 yıl geçti. İki yıl sonra 100. yılını kutlayacağız. Mustafa Kemal Atatürk, ‘cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir’ demiştir. Bizim temel hedefimiz, amacımız, felsefemiz de budur. Mustafa Kemal irfanı hür, vicdanı hür gençler istemiştir. İrfanınız, vicdanınız hür olacak. Bütün gençlere CHP iktidarında özgürlük vadediyorum. Hangi partiden olursa olsun, bizi özgürce eleştirebilecek. Bizim alkışa değil, sağlıklı tutarlı eleştiriye ihtiyacımız vardır. 98 yıldır cumhuriyeti kurduk, sürdürüyoruz sürdüreceğiz.

ANITKABİR’DE BU ÜLKENİN ASLANI YATIYOR, SİZİN GÜCÜNÜZ YETMEZ:

Beni üzen bu süreç içinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Mustafa Kemal Atatürk’ün anılmamasıdır. En azından kendisini kuran, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kuran bir iradeye en azından saygı duyulması lazım. Kimse merak etmesin, bunların tamamını yapacağız. Bu ülkeye baharı getireceğiz. Anıtkabir’de garabetle karşılaştık. Bazı gazete ve televizyonların muhabirleri alınmadı. Anıtkabir’de bu ülkenin aslanı yatıyor. Sizin gücünüz yetmez. Ne yaparlarsa yapsınlar her davranışları kendi sonlarını getiriyor. Bunların tamamını iktidarımızda çözeceğiz.

BİRAZ SABRETSİNLER, AZ KALDI, GELİYOR GELMEKTE OLAN:

Ciddi sorunlarımız var, ama bütün sorunların kaynağını adaletsizlik oluşturuyor. 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Hep beraber mücadele ettik. 125 bin 678 kişi kararnamelerle işine son verildi. Haksızlığa uğradığını iddia edenler mahkemelere başvurdular. Mahkeme kararıyla beraat edenler, takipsizlik kararı verilenler, AYM tarafından ‘iadesi gerekir’ diye karar verilenlerin tamamını göreve iade edeceğiz, biraz sabretsinler, az kaldı, geliyor gelmekte olan.

GÖREVDEN ALACAĞIM:

AYM kararlarını, mahkeme kararlarını uygulamayan bürokratlar aynı şeyi yapmasınlar, görevlerinde tutmayacağım. Mahkeme kararlarını uygulamak devletin görevidir. ‘Mahkeme kararını uygulamayacağım’, kimsin sen? Kusura bakma. Senin bürokraside yerin yok, senin yerin Saray. Devletin tutarlı bürokrasisi içinde senin yerin yok. Görevinden alacağız.

128 MİLYAR DOLARI UNUTUR MUYUZ DİYE ÇIRPINIYORLAR:

Merkez Bankası’nda 128 milyar dolar buharlaşmış. Soru sorduk… Cevabı hiç alınmadı. Bugün olmazsa bile yarın bulacağız. Tüyü bitmemiş yetim hakkını savunmak her birimizin ortak görevidir. AK Parti’nin Grup Başkanvekili ‘128 milyar dolar 2019 yılının başında ülkemizde evlerine kapanan, iş yerleri kapanan, işsiz kalan, bu insanın menfaatine harcanmıştır…’ Ahlak denen bir şey var. Ahlakın temel kurallarından birisi yalan söylememek yalan söylüyorsanız sizin siyasette ne işiniz var. Yalan hangisini söylüyor? ‘2019’da pandemi’ diyor. Pandemi 2019’da başlamadı, bu kadar atılmaz. Bu millete harcandıysa TÜİK verilerine göre 24 milyon 600 bin hane var. Bu millete dağıttıysan 24 milyon 600 bin haneye kaç para düşer? 5 bin 202 dolar para düşmesi lazım. Bugünkü parayla 49 bin 578 lira para ediyor. Soralım… ‘Böyle bir menfaat size sağlandı mı?’ Bunların hiçbiri yok. Bu sorunun cevabını bulacağız. Unutur muyuz diye çırpınıyorlar.  

HİÇ DEĞİLSE VATANDAŞLA MUHATAP OLURLAR:

Devlet Bahçeli, ‘Anadolu’ya milletvekillerini göndereceğiz’ diyor. Çok memnun olurum. Hiç değilse vatandaşla muhatap olurlar. Pazara gitsinler, bir işçiye sorsunlar, bir çiftçiye sorsunlar. ‘Bu CHP ne yapıyor’ diye. Yeni mi keşfettiler bunu. Gurur duyuyorum... İnşallah yaparlar.

HALA ÜLKEYİ YÖNETTİKLERİNİ SANIYORLAR:

‘Herkesin durumu çok iyi.’ 7 milyon 578 bin 123 kişi asgari ücretin üçte biri kadar gelir elde ediyor. Erdoğan’ın bu rakamlardan haberi var mı? Cumhur İttifakı’nın bu rakamlardan haberi var mı? TÜİK rakamları. Bunun karşılığında devlet prim yatırıyor. Hala ülkeyi yönettiklerini sanıyorlar. Bu iktidar, fakirin fukaranın yanında değil, halkın yanında da değil, çiftçinin, emeklinin yanında değil. Bu iktidarın yeri Londra’daki Türkiye’deki tefecilerindir. Çiftçilere de ihanet ediyorlar… Ben AK Parti’ye ve MHP’ye oy veren bugün de kararsız gibi görünen veya ‘oy vermeye devam edeceğim’ diyen vatandaşa sesleniyorum. Bu hükümet bizim çiftçimize mi yabancıların çiftçisine mi çalışıyor. Erdoğan Şahsım Hükümeti’nin bu devlete ve bu millete vereceği hiçbir şey yoktur. Çiftçi perişan vaziyette. Sen bütün parayı dışarıya ödüyorsun, kendi çiftçine ödemiyorsun. Ne olacak memleketin hali, bu soru kafalarda. Ama kimse umutsuzluğa kapılmasın. Türkiye zengin, güçlü ülkedir.

ONLARIN YAPMADIĞINI BİZ YAPACAĞIZ:

2. Dünya Savaşı’nda, Kıbrıs çıkarmasında, Marmara Depremi’nde, Kore Savaşı’nda böyle bir şey olmadı. Kişi başına gelir ilk kez bu kadar düşüyor. Cumhuriyet tarihinde ilk kez. 7 yılın topluma maliyeti 227 milyar dolar. Dolayısıyla her vatandaşımızın düşünmesi lazım. Biz eleştiri ile beraber çözüm de üretmek zorundayız. Kış geliyor yağmur gibi zamlar geldi. Önce enerji sektörüyle bir araya geldim. Arkasından çıkıp açıklama yaptım. Elektrik üreticileri ve dağıtım firmaları iflas tehlikesiyle karşı karşıyalar. Bu fiyatları bir şekilde yansıtacaklar evde oturan vatandaşlara. İktidara çağrı yaptım. ‘Kara Kış Fonu kurun’ garibanlar için kullanın. Kış aylarında elektrik faturalarında KDV’yi, TRT payını kaldırın, doğalgaz ve mutfak tüpünde KDV’yi ÖTV’yi kaldırın’ dedik. Kademeli tarife uygulayın dedik. Bunları söylerken dünyadaki gelişmeleri de izliyoruz. Akılcı politikaları takip ediyoruz ama onlar takip etmiyor. Fransa aylık geliri 2 bin avronun altında olanların tamamına her ay 100 avro verecek. Almanya doğalgazdaki vergi yükünü düşürme kararı verdi. İtalya, Belçika, Çekya.. Bizimkiler hiçbir şey yapmıyor. Vatandaşlarıma söyleyeyim; CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde, Kara Kış Fonu benzeri bir çalışmayı büyük ölçüde tamamladık. Bir vatandaşımız doğalgaz, elektrik faturasını ödeyemez noktaya gelirse belediyelerimiz devreye girecek, onların yapmadığını biz yapacağız. Gönül isterdi ki biz iktidar olalım, bütün Türkiye’de sıkıntıda olanlara biz yardım edelim. O günler de gelecek, geliyor gelmekte olan. Ankara açıkladı. İhtiyacı olan ailelere doğalgazına 400 milyon lira destek olacak. Sarayın yapamadığını yapacağız. ‘Milleti perişan etme’ dedim, aklı sana verdim, sana yol gösterdim, ama sen bildiğini okuyorsun ama bizim belediyelerimiz halkının yanında, hiçbir ayrım yapmadan.

ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONUNU ÇAĞIR, BU AYIPTAN KURTAR:

Sadece bunları yapmıyoruz. Her bir sektörün sorunlarıyla da belediye başkanlarımız ilgileniyor. Karabağlar’a gittik, mobilyacılarla bir araya geldik. Ara elaman bulamıyorlar, yetişmiş elaman yapamıyorlar. Mobilya Akademisi kurdu belediyemiz. Bilgisayarlar donatıldı, elemanlar gelecek. Ülkeyi yönetemiyorlar, kara kış geliyor seslerini dahi çıkaramıyorlar, yapamıyorlar, talimat alamadıkları için yapmıyorlar. Biz kendi belediyelerimizin olduğu yerlerde vatandaşlarımızın bu kara kışı en az hasarla atlatmaları için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Erdoğan’a öneriyorum; bir muhalefet ister ki çok daha kötü tabloyla karşı karşıya bıraksınlar Türkiye’yi ama biz böyle istemiyoruz. Asgari ücret açlık sınırının altında. Erdoğan’a yine tavsiye, yaparsan sen oy alacaksın. Asgari ücret tespit komisyonunu çağır. ‘Asgari ücret açlık sınırı altında olmaz, asgari ücret net ödemeyi açlık sınırının üstüne çıkarın, Türkiye’yi bu ayıptan kurtarın’ demen lazım. Bunun düzeltilmesi lazım. Bir ton kömürün fiyatı asgari ücreti geçti. Peki nasıl ısınacaklar, nasıl çoluk çocuğuna bakacak? O ailede yaşanan dramı Saray iktidarı bilecek mi, bilmeyecek, bilinmesi lazım.

DIŞARDA TAM BİR KUZU ŞAHSIM, GÖZLERİ GÜLÜYOR BİDEN’I GÖRÜNCE:

Dışarıda tam bir kuzu şahsım, tam bir kuzu. Ama gözleri gülüyor Biden’ı görünce. Allah aşkına bana söyler misiniz Türkiye böyle bir tabloyla karşılaştı mı? En büyük derdi ne, ‘Acaba ben onunla bir saat oturabilir miyiz, fotoğraf çektirebilir miyiz tokalaşabilir miyim?’ geldikleri hale bak. Utanmaz mısınız böyle bir şeye? Bu devletin itibarı, saygınlığı yok mu Allah aşkına? Yeter ki kendisini huzurına kabul etsin bin on dakika bir saat görüşebilsin. Böyle yapacak ki onun şürekası hep beraber onu kahraman ilan edecekler ‘esti gürledi’ diye yazacaklar. Havuz medyasının gitmeden önce ve geldikten sonraki manşetleri kıyaslayın. 180 derece nasıl böyle dönebiliyorsunuz? Hayret ediyorum nasıl bir bel var bunlarda?

DIŞARIDA KUZU İÇERİDE KAPLAN:

Türkiye’ye gelince 180 derece değişiyor karakteri. Kağıt toplayıcısını dövdürüyorlar arkadaşlar. Dışarıda yapamıyor, Dışarıda kuzu içeride kaplan kesiliyor. Hani doyurdu ya ver papazı al papazı. Ne oldu? Özel uçakla transfer yaptı papazı gönderdi. ‘Bu can bu tende kaldıkça alamazsın’ diyordu. Haksız yere içeride tutulan Demirtaş ve Kavala var. Benim vicdanım kabul etmiyor. Belki onlar CHP’ye hiç sempati duymadılar belki oy da vermediler. Bizim görevimiz adalettir. Onların tek suçu var, pasaportları Amerikan pasaportu değil. Olsaydı bir telefonla çıkarlardı, binerlerdi ve giderlerdi. Kimse yanlış anlamasın. Onlar içeride kalıyor diye özel beklentimiz yok tam tersine hapiste tutulmaları yanlış.

UYDUR UYDUR İPE DİZ:

Zamlar… Yağmur gibi zam yağmaya başladı. Saray, şüreka da bunları hissetmez ama vatandaş perişan vaziyette. Elektrik 3 kez, doğal gaza tam 9 kez zam yapılmadı. Dün sanayide kullanılan doğal gaza, elektrik üretim tesislerine zam geldi… Saraydan bunların hiçbiri görülmüyor. Tüm bu zamlardan sonra gıda fiyatlarındaki artış yüzde 40’ları aşacak. Gıda fiyatlarındaki artış yüzde 40’ı bulunca asgari ücretli nasıl geçinecek? Boşuna mı diyorum, ‘asgari ücret tespit komisyonunu topla’ diye. Bilgin yok, birikimin yok. Tek derdin Biden bana gülecek mi? Sen Türkiye’yi düşün; ateşe attığın Türkiye’yi düşün. Bu zam fırtınası devam edecek. Bütün bunlar omurken şahsımın Trolleri var. Trolleri ve İletişim Başkanlığı aracılığıyla ‘aslansın, kaplansın’ uydur uydur ipe diz. Mutfaktan haberi yok, sanıyorlar ki millet bunu yiyecek?

BİDEN'IN GÖZLERİNE BAKIYORSUN HEYECANLANIYORSUN AMA MİLLET SENİ GÖRÜNCE HEYECANLANMIYOR:

açık net söylüyorum Sen ne aslansın ne kaplansın. Sen olsa olsa kağıttan kaplansın. Dünyanın neresinde otokrat varsa, bu şahsımda da aynısı var. Arkadaş, ya şahsım, şu garibanların şu milletin haline bak. Hangi acılarla karşı karşıyalar? Net söylüyorum duysun seni Biden kurtaramaz. Senin geleceğin bu milletin elindedir. Nereye gidersen git, ne yaparsan yap, sonunda sandığı getireceksin, millet sana gerekli dersi o sandıkta verecek. Biliyorum, üzülüyorum, Biden’ın gözlerine bakıyorsun heyecanlanıyorsun ama bu millet senin gözlerine bakınca hiç heyecanlanmıyor. Bu millet demokratik kurallar içinde sandık gelince görevini yapacak. Biz de cumhuriyetin 100. yılında cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıracağız.

Son Güncelleme: 02.11.2021 16:57
Kemal kılıçdaroğlu  Chp  Grup toplantısı  Erdoğan  Biden   
Qavun

YORUMLAR

yakındaki eczaneler nöbetçi

booked.net