TCMB: Enflasyona karşı zorlu politika denklemi

TCMB: Enflasyona karşı zorlu politika denklemi
EKONOMİA- | A+   11.08.2021 12.07
Qavun

Temmuz ayında gerçekleşen fiyat artışı, Merkez Bankası açısından gevşemeye yer bırakmazken; aynı zamanda devam eden yukarı riskler ve enflasyon ana görünümü itibariyle politika faizinin enflasyon üzerinde kalmasının zorlaştığını düşünüyoruz. Diğer taraftan; enflasyon konusunda Merkez Bankası’nın kısa vadedeki dalgalanmalara karşın; 4Ç21’de düşüş beklentisini ön plana çıkarması bağlamında faiz indirme isteğinin de ileri bir dönemde olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle, Merkez Bankası’nın yarın beklemede kalması muhtemel.

Şu anda %19 seviyesinde olan politika faizini, Merkez Bankası hem gerçekleşen hem de beklenen enflasyonun üzerinde tutma taahhüdünü sürdürmektedir. Temmuz ayında enflasyonun %18,95’e yükselmesi, bu bakımdan Türkiye’yi “güçlü pozitif reel faiz” seviyesinden “sıfır reel faiz” seviyesine doğru indirmiş ve Banka’ya mevcut düzende parasal gevşeme açısından alan bırakmamıştır. Buradaki temel dayanak noktası, özellikle “ilave parasal sıkılaşma” konusuna referans verilmemesinde de ana etken olarak, Merkez Bankası’nın enflasyon dalgalanmasını dönemsel olarak görmesi. Ancak ÜFE, küresel arz sıkışıklığı, enerji fiyatları, gıda fiyatları, zayıf TRY gibi etmenler enflasyon için geçerliliğini korumaktadır ve bu da ana metrikler tarafından beslenen bir enflasyon görüntüsüne işaret etmektedir. Bu etkilerin 4Ç21 dönemi başına dek sürmesini beklediğimizden, enflasyonun belli bir dönem politika faizi üzerine çıkma riski bulunmaktadır. Bu şartlar, Merkez Bankası’nın içinde bulunduğumuz periyot içinde faiz indirmesini pek mümkün kılmamaktadır.

Türkiye politika faizi, yıllık enflasyon oranı ve hedeflenen enflasyon… Kaynak: Bloomberg, TÜİK, TCMB…

Diğer taraftan; Sn. Kavcıoğlu yönetiminin “enflasyon üzerinde faiz” yönlendirmesine dair ortaya çıkan belirsizlik, enflasyonun mevcut seviyelerinden ve ana doğrultusundan ileri gelmektedir. Çünkü, eğer 4Ç21’de eğer enflasyonun düşüşe geçmesi bekleniyorsa, (ki Enflasyon Raporu’nda yılsonu için %14,1’e revize edilen tahmin bunun rakamsal sağlaması) Merkez Bankası bu şekilde reel faiz pozisyonunun tekrar kuvvetleneceğini bekliyor olabilir. İlave sıkılaşma konusu henüz kavramsal olarak öne çıkartılmadı, dolayısıyla bir opsiyon olarak değerlendirilip değerlendirilmediği çok ortada kalıyor. Merkez bankacılığı uygulamalarında zaten bir senaryo analizi şeklinde, bu tarz oluşumların geniş perspektifle ele alınıp politika uygulamasının ona göre yapılması gerekiyor. Politikaların fonksiyonelliği de bu noktada etkin olur, dolayısıyla faizleri bir artırma bir azaltma şeklinde bir strateji uygulanması da beklenen bir durum değildir. Enflasyon konusundaki risk değerlendirmesi ve baz senaryodan anladığımız, Merkez Bankası’nın 4Ç21’de beklediği enflasyona göre bir pozisyonlanma içerisine girebileceği şeklindedir. Belli dönem boyunca, reel faizin negatif veya sıfıra yakın olmasının nasıl bir risk şeklinde tezahür edebileceğine dair Fed’in açıklama ve aksiyonları durumu kritikleştirebilecektir. Güncel sıfıra yakın reel oranlar da, ters para ikamesi konusunda amaçlananı sağlayacak bir durum oluşturmamakta, tersine döviz talebini artırıcı bir etki yapabilecektir. Bu da, kur geçişkenliği üzerinden enflasyon düşüşü arzusuna pek de yardımcı olacak bir unsur değildir.

Şimdi, reel faizde baz alacağımız enflasyonun hangisi olacağına da değinelim. Gerçekleşeni mi, yoksa bekleneni mi? Beklentiyi baz alacaksak hangisini? Merkez Bankası’nı mı, yoksa piyasayı mı? Sn. Naci Ağbal döneminden beri devam ettirilen politika, faizin gerçekleşen enflasyonun üzerinde tutulması ve fonlamanın da politika faizi üzerinden gerçekleştirilmesi şeklinde oldu. Yani, hem mevcut enflasyon görünümü dikkate alındı, hem de fonlama alabildiğine basitleştirilerek faizin pozitif alandaki görüntüsüne netlik kazandırıldı. Sn. Kavcıoğlu’nun göreve gelmesinden sonra, bu uygulama devam ettirilse de zamanla artan enflasyon, faizin sabit kalması nedeniyle pozitif getiri görüntüsünü geriletti. Gerçekleşen enflasyona göre pozisyonlanma, normalde fonksiyonellik açısından çok kullanışlı değil gibi. Ancak beklenen enflasyon konusunda şöyle bir handikap var: Enflasyon sapma aralığı yüksek, artı olarak beklentilerde de istikrar sağlanma noktasından uzağız. Piyasa bazlı beklentiler de, aydan aya kötüleşme eğilimini koruyor. Merkez Bankası ile Piyasa Katılımcıları Anketi’nin ortaya koyduğu beklentiler de birbirinden ayrışıyor ve piyasanın görüşü enflasyon konusunda daha yüksek seviyeleri işaret ediyor.

Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın yarınki PPK toplantısı öncesinde bugün TV canlı yayınında konuşması bekleniyor. Sn. Erdoğan, daha öncesinde katıldığı bir TV programında Temmuz veya Ağustos gibi faizlerin düşebileceği değerlendirmesinde bulunmuştu. Birkaç gün önce katıldığı bir canlı yayında ise; “Enflasyonun bundan sonra daha fazla hızlanması mümkün değil, çünkü daha düşük faiz oranlarına geçiyoruz. Sanırım bu sinyali bir yere veriyorum.” diyerek faiz indirimi talebini yinelemişti.

Merkez Bankası’nın yarın herhangi bir aksiyon beklememekle beraber, mevcut enflasyon ve dışsal kaynaklı para hareketlerine ilişkin risk değerlendirmesi ayrıntılarını politika açıklamasının içinde arıyor olacağız. Muhtemel bir faiz aksiyonunun ise piyasalarda derin hareketler oluşturması muhtemel olabilir. Politika gevşetmesi konusunda bir esneklik alanının olmadığını düşünmekle beraber, 4Ç21’de baz etkisinden dolayı düşebilecek bir enflasyon oranı çerçevesinde ilerleyen aylarda çok sınırlı alanda faiz indirimi olabilir. Ancak biz aksiyonların alabildiğine düşük oranlı olmasını bekleriz. Özellikle Fed’in bir sonraki toplantısından gelebilecek bir tapering açıklaması borçlanma maliyetlerini yukarı çekebileceği gibi, gelişmekte olan ülkelerin de faiz pozisyonlarını kuvvetli tutmasını gerektirebilir. İçeride enflasyonun, dışarıda Fed’in teşkil ettiği risklere karşı tolerasyon derecesini de reel faiz belirler. 

Kaynak: Tera Yatırım

Hibya Haber Ajansı

Son Güncelleme: 11.08.2021 12:07
Merkez bankası  Faiz kararı  Raporu   
Qavun

YORUMLAR

'); $('#myModal').modal('show'); }, beforeSend: function () { status.empty(); }, complete: function (xhr) { status.empty(); if (xhr.responseText === "1") { modalbaslik.html(' Tamamlandı!!'); status.html("Yorumunuz Başarıyla Alınmıştır.En Kısa Sürede Editörlerimiz Tarafından İncelenerek Onaylanacaktır."); yorcek(); } else { modalbaslik.html(' Hata!!'); status.html(xhr.responseText); } } }); });
yakındaki eczaneler nöbetçi

Bunlar da İlginizi Çekebilir

TC Merkez Bankası faiz kararı öncesi beklenti raporu
'Bu proje İzmir için milat'
Tükenmişlik sendromu mu yoksa depresyon mu? Böyle anlaşılıyor
Zorlu Enerji'nin SPK başvurusuna onay

Son Dakika / En Yeniler

img
'Küresel İklim Değişikliği Fotoğraf Yarışması' başladı
img
Ege’de filizlenen düşünceler tüm Türkiye’ye yayılıyor
img
Karcher'den kusursuz temizlik
img
Sanofi, Translate Bio'yu satın alıyor
img
Continental lastiklerini geri dönüşümlü pet şişeden üretecek
img
Bu belirtiler yeme bozukluğuna işaret ediyor
img
Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası, Ayvalık konseriyle turnesini tamamladı
img
Tekstil mühendisliği birinci sırada
img
Bakan Yanık: Ailelerimizin çocukları için SED ödemesini bugün yapıyoruz
img
Pakdemirli: Yangınları tek merkezden koordine ettik

Trend Haberler

img
'Bu proje İzmir için milat'
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kenti afetlere dirençli kent haline getirme hedefiyle İzmir’de depremsellik araştırması yapılması ve zemin davranış modelinin çıkarılması ... Devamı
img
Soyer: İzmir'de 4 milyon turist hedefliyoruz
img
Anadolu Hayat Emeklilik’in 'çocuğum için BES'i, iki ayda 15 bin katılımcıyı aştı
img
Akşener: İktidara geldiğimizde önce derin yoksulluktan başlayacağız
img
Koronavirüs salgınında vaka sayısı düne göre arttı
img
CHP Sözcüsü Öztrak: Milletin Aklıyla Alay Ediyorlar
img
Galatasaray, Nelsson'un transferi için görüşmelere başladı
img
Meral Akşener Sivas Zara'dan Erdoğan'a seslendi
img
İmamoğlu: Bize oy versin vermesin 16 milyona metro yapıyoruz
img
Uluslararası piyasalar 11.08.2021