Zalimliği ile ünlü bir ağa, Akşehir'in köylerini gezmeye çıkmış, Bir kaç gür gezdikten sonra dönerken Hoca'yla
Hoca gezisi sırasında uğradığı bir şehirde adamın biri ile tanışır. Adam, - "Hocam, sizi çok beğendim ne
Dursun oğlu Aziz'in ticarete atılmasını ister. Ne vakit bir iş meselesi konuşulsa, Aziz'e babası tarafından ticarete
Hakim bir davanın içinden bir türlü çıkamaz. Yine o davanın olduğu bir duruşmada hakim: - Bu karmaşayı
Papaz, iki metre ilerisinde duran zangoç'a sormuş: - Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı? Zangoç'ta derin bir
Bir Hıristiyan kasabasında görevli papaz günah çıkarmaya gelenlere vaaz verirken; - Bundan sonra bana günah çıkarmaya geldiğinizde
Nasrettin Hoca'ya biri: - Yukarı Mahallede düğün var, üstelik sofrada çeşit çeşit yemekler var, yalnız davetli olmayanları
Nasrettin Hoca, ayın kaçı olduğunu şaşırmamak için her gün çömleğinin içine bir taş atarmış. Gene böyle
Oldukça ünlü bir kişi ve adamları kahveden içeri girerler. Temel'in haricinde herkes ayağa kalkar. Çok sayıda
Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve LasVegas'ın yolunu tutar... Ve inanılmaz talih; tam
Hoca ile şakalaşmaya doyamayan köy çocukları bu kez de o namazda iken cami kapısının önüne bıraktığı
Hoca'nın bir komşusu bir sabah kapıya vurarak, "Hocam eşeğini bana biraz ödünç verir misin?" diye rica